HİZMET TESPİTİ DAVALARI

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 86. Maddesinin 8.paragrafında, “Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

Hizmet tespit davaları, yasal dayanağını bu maddeden almaktadır.

Bir işverenin yanında sigortalı olarak çalışanların, çalışmalarının SGK’ ya bildirimin yapılmaması; işçiyi alacak hakları yönünden zarara uğratır. Böyle bir durumla karşılaşan işçilerin başvurması gereken yol ise hizmet tespit davası yoludur.

İş mahkemelerinde açılan Hizmet Tespiti davası ile en fazla 5 yıla kadarki çalışmalarınız tespit edilebilir. Hizmet tespiti davası sonucunda Mahkemenin kurduğu hüküm kesinleştikten sonra işverenden olan alacakların işçi alacağı davası ile yasal faizi ile birlikte tahsil edebilme yolu açılır.

Hizmet tespit davası işverene karşı açılır.

 

Hizmet tespiti davasında kullanılabilecek deliller;

1) Kuruma ait dosyalar

 (SGK dosyası, İşyeri dosyası, İşyeri sicil dosyası, maaş bordrosu)

2)Tanıklar 

 ( İş davalarında en önemli ispat araçlardan biri tanıktır. Davacı işçinin birlikte çalıştığı çalışma arkadaşları, işyerinin etrafındaki diğer işletme sahipleri, servis şoförleri, müşteriler gibi o dönem davalı işverenin yanında çalıştığınıza tanıklık edebilecek kimseleri Hizmet Tespiti Davasında tanık olarak dinletilebilinir)

3)Mail kayıtları ve Whatsapp vs. mesajlaşma kayıtları

4)Meslek odaları ve sendika kayıtlarıdır.

Hizmet tespiti davalarına bakmakta görevli mahkeme, iş mahkemeleridir. İş mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise görevli mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemeleri olup, bu davalara, iş mahkemesi sıfatı ile bakacaklardır

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi, iş mahkemelerinde açılacak her davanın, açıldığı tarihte dava olunanın ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde görülebileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin de  yetkili olabileceği hükmünü düzenlemiştir.

Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, ise HMK 14. Mad göre o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

İş mahkemelerinde yapılan yargılamada, 6100 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden itibaren,basit yargılama usulü  uygulanmaktadır.

 

Av.Orhan ŞAHİN