İPOTEĞE İLİŞKİN DAVALAR

 

İpotek, doğmuş veya doğacak bir alacağı teminat altına almak üzere taşınmaz üzerinde kurulan sınırlı ayni hak olarak tanımlanabilir. MK. 881. maddesine göre de hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir. İpotek hakkı alacaklıya borç ödenmediğinde taşınmazın paraya çevrilmesini talep etme yetkisi verir. Bir gayrimenkulün ipotek edilebilmesi için o gayrimenkulün tapu sicilinde kayıtlı olması gerekir. Aynı zamanda ipotek, özel mülkiyet konusu ve tapu kütüğüne tescil edilmiş bulunan taşınmazlar üzerinde kurulabilir. İpoteğe konu olan taşınmazın mutlaka borçlunun mülkiyetinde olması gerekmez. Taşınmazın maliki üçüncü kişi için taşınmazı üzerinde ipotek kurabilir. İpotek hakkı mala doğrudan doğruya bağlı ayni bir haktır. Bu nedenle ipotek tesisinden sonra taşınmazın maliki değişse bile ipotek hakkı aynı şartlarla devam eder.

 

Resmi senet olarak gösterilen ipotek akdi, Tapu Sicil Müdürlüğü'nce resmen düzenlenerek gerçekleşir. Bunlara ek olarak, tesis edilen ipotek tescil edilir. Tapu sicili tarafından ipoteğin tesisinden sonra alacaklıya tescilin yapıldığını belgeleyen bir “İpotek Belgesi” düzenlenerek verilir.


Medeni Kanun’un 883. maddesine göre; alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği kaldırılmasını isteyebilir. İpoteğin kaldırılması için taşınmaz üzerine ipotek konmasını gerektirmiş bulunan borcun tamamıyla ödenmiş olması gerekmektedir.


Borcun ödenmiş olması hâlinde ipoteğin kaldırılması yazısı alınmalı Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gidilmesi gerekmektedir. İlgili müdürlükte ipotek fekkine dair gerekli incelemeler gerçekleştirilerek uygun görüldüğü takdirde taşınmaz üzerinde var olan ipotek şerhi silinecek ve taşınmaz ipotekli olmaktan çıkacaktır.


İpotek hakkı alacağın sona ermesiyle birlikte terkin edilebilirse de, ipotek alacaklısı tarafından terkin edilmediği sürece, tapu kaydında yer almaya devam edecektir.

 

Borcun sona ermesi hâlinde, borçlunun ipoteğin terkin edilmesini istemesi, bu talebine cevap alamaması hâlinde dava açması gerekir. İpotek borçlusunun ipoteğin kaldırılmasını talep ettiği davasında, borcun ödendiğini yahut sona erdiğini ispatlaması gerekir. İpoteğin kaldırılması davasının açılması herhangi bir süreye tabi değildir. Yani bu dava bakımından bir hak düşürücü süre söz konusu değildir.

 

İpoteğin kaldırılması davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup yetkili mahkemesi ise taşınmazın bulunduğu yerin mahkemesidir.

 

İpoteğin kaldırılması davası açılması durumunda mahkeme, söz konusu borcun gerçekten ödenip ödenmediğine dair ve diğer gerekli incelemeleri yapar. Mahkeme, davacının talebini yerinde görürse taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verir.

Av. Orhan ŞAHİN