İŞÇİ VE İŞYERİ GÜVENLİĞİ DAVALARI

4857 sayılı İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliğini, kamu düzenine ilişkin mutlak emredici kurallarla düzenleme yoluna gitmiştir. Gerçekten iş mevzuatının iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kuralları, kamu hukuku kurallarıdır. Türk çalışma hukukunda, oldukça geniş bir iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı yürürlüktedir. Başta İş Kanunu olmak üzere, Borçlar Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Belediye Kanunu gibi birçok yasada bu konuya ilişkin kurallar yer almıştır.

 İş hukukumuzda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 78. maddesine dayanılarak iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin çok sayıda yönetmelik öngörülmüş ve bu konuda ön görülen yönetmelikler süreç içinde çıkartılmıştır.

İŞVERENİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İşyerinde Risk Değerlendirmesi Yapmak Veya Yaptırmak: İşyerindeki risklere göre o işyerine özgü İSG önlemlerinin belirlenebilmesi için 6331 s. Knunun 10. maddesinde bu yükümlülük düzenlenmiştir.

 İş Sağlığı ve Güvenliği İçin Her Tür Önlemi Almak: 6331 s. Kanunun 4. maddesinde işverene İSG için her tür araç gereci sağlamak, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uyarlamak, işyerinde İSG uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek, acil durum planı yapmak, iş kazalarının kayıtlarını tutmak gibi birtakım yükümlülükler yüklenmiştir.

Önlemlere Uyulup Uyulmadığını Denetlemek: İş sağlığı ve güvenliği kültürünün zayıf olduğu ülkelerde denetim ve yaptırım mekanizmaları etkin olmadığı sürece İSG önlemlerine uyma eğilimi azaldığı için kanunda işverene denetim yükümlülüğü de yüklenmiştir. Bu bakımdan, örneğin koruyucu donanımın temin edilmesi yeterli olmayıp bunun işçi tarafından kullanılıp kullanılmadığının da işverence izlenmesi gerekmektedir.

İşçileri Bilgilendirmek ve Eğitmek: Mevzuat ne kadar iyi olursa olsun, çalışanlara İSG bilinci aşılanmadığı sürece yasal düzenlemelerin etkisi olamayacaktır. İşçilerin mesleki riskler, alınacak tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar vb konularda bilgilendirilmeleri gerekir. Bu nedenle Kanunun 17. maddesinde işverenin işçileri eğitme ve bilgilendirme yükümlülüğüne yer verilmiştir.

İşçilerin Görüşünü Almak ve Katılımını Sağlamak: İSG önlemlerinin temelinde işçinin sağlık ve güvenliğini teminin sıhhati için bu önlemlerin işçi-işveren işbirliği içinde alınması faydalı olacaktır. Çalışanların tecrübeleri daha etkin önlemler alınabilmesi için katkı sağlayacaktır. Kanunda bu amaca yönelik olarak işverene, işyerinde çalışan temsilcisi görevlendirme yükümü getirilmiştir.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEYEN İŞVERENE KARŞI İŞÇİNİN HAKLARI

İŞVERENİN TEMERRÜDÜ

İşveren ,işçinin çalışma ortamını uygun bir şekilde hazır etmek zorundadır. Bu işverenin ifaya katılma sorumluluğunun bir sonucudur. İşyerinin ısıtılması, hijyeni, asansör vb araçların hazırlanması gibi hazırlıklar yapılmalıdır. Dolayısı ile iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yerine getirmeyen işveren, işçinin iş görme borcunun ifası önünde engel oluşturmuş ve mütemerrit alacaklı durumuna düşmüş olur. Böyle bir durumda işç i6098sayılı TBK m.408’e dayanarak, iş görme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engelleyen işverenden ücretini talep edebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, İSG önlemleri teknik nitelik taşıdığı için bu konuda işçinin yanlış yapacağı bir değerlendirmenin aleyhine yaratacağı hukuki sonuçlara katlanacağıdır.

ÇALIŞMAKTAN KAÇINMA HAKKI

6331 sayılı Kanun’da iki farklı durumda işçiye çalışmaktan kaçınma hakkı tanınmıştır. Bunlardan biri, İSG Kurulu veya işverenin vereceği karar üzerine çalışmaktan kaçınma hakkı, diğeri ise yakın ve ciddi tehlike arz eden durumlarda çalışanın durumu bizatihi kendisinin takdir ederek çalışmaktan kaçınma hakkıdır.

 Şartları

• Ciddi ve Yakın Bir Tehlikenin Bulunması

 • Ciddi ve Yakın Tehlikenin Tespit Edilmiş Olması

 • Gereken Önlemlerin Alınmamış Olması

• İşin Durdurulmamış Olması

İşçi, 6331 sayılı Kanun m. 13/2 uyarınca, gerekli tedbirler alınıncaya kadar iş görme edimini yerine getirmeme hakkına sahip olur.

Çalışmaktan kaçınma hakkının kullanıldığı süre boyunca iş sözleşmesi ayakta kaldığı için işçi ücret ve diğer haklarını almaya devam edecektir

İşyerindeki tehlikenin birden fazla kişiyi ilgilendirdiği durumlarda, işçilerin topluca çalışmaktan kaçınabileceği ve bu durumun grev teşkil etmeyeceğidir.

 HAKLI NEDENLE FESİH HAKKI

İşçinin haklı nedenle fesih hakkının kanuni dayanağını hem İş Kanunu m. 24/1,a ve m. 24/2,f hükmü hem 6331 sayılı Kanun m. 13/4 hükmü hem de 6098 sayılı TBK m.435 hükmü teşkil eder.

1. Çalışmaktan Kaçınma Hakkı Kapsamında Fesih Hakkı

İş Kanunu kapsamında çalışan ve 6331 sayılı Kanun m. 13 gereği ciddi ve yakın bir tehlikeyle karşı karşıya kalarak çalışmaktan kaçınma hakkını kullanan işçi, gerekli önlemler alınmadığı takdirde kural olarak İş Kanunu m. 24/1,a bendi kapsamında iş sözleşmesini feshedebilir

2. Genel Olarak İSG Önlemlerinin Alınmaması Nedeniyle Fesih HakkıA

Çalışmaktan kaçınma hakkının şartlarının oluşmadığı durumlarda işçi yine de İSG önlemlerinin alınmaması sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedebilir.

3. Diğer İş Kanunları ve Borçlar Kanunu Kapsamında Fesih Hakkı

İAş Kanunu kapsamına girmeyen işçiler bakımından haklı fesih hakkına da değinmek gerekir. 6098 sayılı TBK kapsamında çalışan işçiler ile Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde bu kanunlara tabi olarak çalışan işçiler için genel geçerli kanun olan 6098 sayılı TBK’nın 435. maddesi uygulanır. Madde hükmü uyarınca, dürüstlük kurallarına göre sözleşmeyi devam ettirmesi kendisinden beklenemeyecek olan taraf sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması da çalışanın sağlığını tehdit ettiği için bu durum iş ilişkisinin devamını imkansız hale getirir ve çalışana fesih hakkı verir.

 

Av. Orhan ŞAHİN