KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN DAVALAR

GÖREVLİ MAHKEME 

Eser sözleşmeleri ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri özel hukuk sözleşmesi olması sebebiyle, bu sözleşmelerin imzalanmasından doğan uyuşmazlıklarda adli yargı görevlidir.

HMK m.2 uyarınca parasal değerle ifade edilen mal varlığından kaynaklanan davalarda dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi tarafından bakılacağı düzenlenmiştir. Bu anlamda eser sözleşmelerinden ve kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

(20. Hukuk Dairesi 2015/16286 E. ,2016/2177 K.)

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde onaylı projeye aykırı yapılan yapıların düzeltilmesi açısından Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasına yönelik bir durum söz konusu değildir. Bu sebeple KMK ‘da yer alan “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir. “ hükmü kat karşılığı inşaat sözleşmeleri açısından uygulanabilecek bir hüküm değildir. Bu sebeple sulh hukuk mahkemelerinin görevinden bahsedilemez.

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin her iki tarafı da tacir ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticaret mahkemeleri görevli olacaktır.

YETKİLİ MAHKEME 

HMK m.6 kapsamında genel yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir.

 Bunun yanında HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yani inşaatın yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.

 Her iki taraf tacirse veya kamu tüzel kişisi ise yetki sözleşmesi yapma hakkına sahiptir. Bu çerçevede bir yetki sözleşmesi yapılmışsa ve belirlenmiş bir yer mevcutsa taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça yetki sözleşmesi ile belirlenen yer mahkemesi yetkilidir.

ZAMANAŞIMI

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 478.maddesinde: “Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, (…) taşınmaz yapılarda (5) yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın (20) yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Av. Orhan ŞAHİN