MÜLKİYETİN TESPİTİ DAVALARI

Muhdesat; kelime anlamı itibarıyla sonradan yapılmış, sonradan meydana gelmiş şeyler anlamına gelmektedir.

Hukuk dilinde ise mülkiyeti bir başkasına ait bir arazi üzerinde bulunan bina türü yapılar ile ağaç, bağ gibi bitkilere muhdesat denir.

Muhdesat, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilir.

Mülkiyeti bir başkasına geçen arazi üzerinde eskiden hak sahipliği bulunan kişiler, arazinin mülkiyeti bir başkasına ait olsa da üzerindeki muhdesatın kendilerine ait olduğunu ileri sürebilmektedir.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, bu tür durumlarda arazi üzerindeki muhdesatin kime ait olduğunun tespit edilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, muhdesatın kendisine ait olduğunu ileri süren eski hak sahibi tarafından, muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda pay sahipliği bulunan ve muhdesatın sahiplik iddia eden kişiye ait olduğunu kabul etmeyen tüm maliklere karşı açılır.

Bu davanın açılabilmesinin ön şartı, muhdesat bakımından açılmış olan bir ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının veya bir kamulaştırma işleminin mevcut bulunması zorunluluğunu taşımasıdır.

Derdest bir ortaklığın giderilmesi davası veya devam eden bir kamulaştırma işlemi bulunmuyorsa, muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılamamaktadır.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında görevli ve yetkili mahkeme, muhdesatın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Muhdesatın aidiyeti davası açmada hukuki yararı bulunanlar, ortaklığın giderilmesine ilişkin davada muhdesat iddiası varsa Mahkeme muhdesatın aidiyeti davası açmak için iddiada bulunan tarafa süre verir.Verilen kesin süre içerisinde dava açılmaz ise muhdesat iddiasından vazgeçilmiş sayılacağından verilen süre içerisinde dava açılmalıdır.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti ile ilgili davalarda 10 yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. (YARGITAY 7. Hukuk Dairesi 2010/3770 E. 2010/4882 K)

Av. Orhan ŞAHİN

 

 

 

.